Sen hiç vuruldun mu mavi gözlü kız..?
Okuduğun ecnebi destekli
kolejlerde,
Sosyete piçlerinin gözlerine
değil…!
Senin etine et değil,
Çelik bir çekirdek girdi mi..?
Ya da kardeş bildiğin,
Bir yiğidin ciğerini;
Kalaşnikof mermileri
parçaladı mı..?
Düştü mü o yiğit kucağına titreyerek..?
Kucağında yatan züppenin titrediği gibi
değil..!
Sen hiç karda uyudun mu mavi
gözlü kız..?
Uyumak ve hiç uyanmamak
üzere..!
Uludağlarda objektiflere
yakalanmak uğruna değil..!
İşte farkımız burada mavi gözlü kız,
Sana güneş bile göstermemişler;
Saçların altın sarısı, tenin süt-beyaz
olmuş…!
Bizi güneş yakmış ÇUKUROVA’DA,
Kış günleri ayaz çalmış
beyazımızı,
Geriye karamız ve esmerimiz
kalmış.
Senin dünyan kaderini beyaz çizmiş,
Bizim kaderimiz gibi değil…!
Bizi ne baskınlar yıktı, ne
de kahpe pusular,
Ne bir manga terörist, ne bir
bölük, ne de alay,
Bizi yıkan senin
gözlerindeki, kahkahandaki alay…!
Senin etine çelik bir çekirdek girdi mi.?
Düştün mü yerlere can verirken titreyerek..?
Hüzün Kokan Adam